Faydalı Bilgiler

Melez anlamına hibrit kelimesi otomobil dünyasında hem benzinli hemde elektrik motoruna sahip olmakla birlikte, ikisi arasındaki etkileşimi tamamen otomatik olarak kontrol eden sistemlere sahip otomobiller için kullanılmaktadır.

Kullanım açısından normal araçlardan hiç bir farkı olmayan bu otomobillerde harekete geçerken veya düşük hızdayken elektrik motoru devreye girer. Hızlanmak istediğinizde daha fazla güze ihtiyaç duyulduğundan benzinli motor, elektrikli motorla birlikte çalışarak performansı maksimum düzeye çıkarır. Seyir halindeyken, araç genellikle sabit hızda ilerleyeceği için elektrikli ve benzinli motor optimum düzeyde yakıt tasarrufu sağlayacak şekilde dengede çalışır.

Yavaşlamak için her frene basıldığında hibrit bataryası şarj edilir. Böylece frenleme ile açığa çıkan enerji ısı yerine elektriğe dönüştürülerek boşa gitmesi önlenmiş olur. Araç durduğunda ise hem benzinli hemde elektrik motorları otomatik olarak durur. Böylece özellikle yoğun trafikte hem yakıt tasarrufu sağlamış, hemde egzoz emisyonunu düşürmüş olursunuz.

Temel çalışma prensibi yukarda anlattığımız gibi olan hibrit araçlar günümüzde giderek yaygınlaşmaktadır. Özellikle son zamanlarda hibrit otomobillere verilen ciddi vergi avantajları bu yaygınlaşması desteklemektedir. Önümüzdeki 10 yıl içerisinde benzinli otomobillerin yerini alması beklenen hibrit otomobiller, biraz daha pahalı olmak ve servis ağlarının çok yaygın olamaması gibi dezavantajlarla karşımıza çıkarken, yakıt tasarrufu konusunda ciddi avantaj sağlamaktadır.

Elbette diğer tüm araçlarda olduğu gibi hibrit otomobillerde de arızalar çıkacaktır. Böyle bir durumda aracınızın markasına ait yetkili servis dışında bir servise götürmemenizi tavsiye ediyoruz. Yol yardım, oto kurtarma, oto çekici ve vinç ile kurtarma gibi alanlarda hizmet veren Mersin Kurtarma servise kadar olacak yolculuğunuzda 7/24 sizinle.

Araçlar günümüzde benzinli, dizel, hibrid ve elektrikli olmak üzere 4 kategoride değerlendirilmektedir. Son zamanlarda Toyota’nın artık Türkiye piyasasına dizel araç göndermeyeceği haberleri, motorin fiyatlarının benzin fiyatlarından daha yüksek olacağı gibi haberlerle yeniden gündeme gelen dizel araçlar, az yakıt harcamaları nedeniyle tercih edilmelerine karşın periyodik bakımlarının daha sık periyotlarda yapılması ve bakım ve onarımının daha pahalı olması gibi sorunsallar nedeniyle zaman zaman sorgulanmakla beraber olası arızalarda ciddi masraflar çıkardıkları bir gerçektir.

Peki dizel motorlar nasıl çalışıyor ve ne tür sorunlar yaşanıyor?

Dizel motorlarda yakıt, oksijen içeren bir gaz tarafından sıkıştırılır, oluşan yüksek basınç ve sıcaklıkta yakıt patlayarak alev alarak itici gücün açığa çıkmasını sağlar. Yakıt deposu, yakıt filtresi, yakıt pompası, yakıt enjeksiyon pompası, boru ve rekorlar, hava filtresi, ısıtma bujileri, enjektörler, yakıt göstergesi gibi parçalardan oluşan dizel sistemlerin bakımı daha zor olmakla birlikte motor arızaları kesinlikle ihmal edilmemelidir. Güçlü yanma sonucunda güçlü çekiş ortaya çıkan dizel motorlarda kullanılan malzeme daha dayanıklı ve ağır olduğundan pistonları 4000 devirden daha fazla yapamaz. Yüksek basınç beraberinde elbetteki daha hızlı yıpranmayı ve arızaları da beraberinde getirecektir. Dizel araçlarda oluşan başlıca sorunlar ve sebepler şunlardır:

Gücünün düşük olması (Gaz kolu bağlantıları ayarsız, kirli hava filtresi, kirli yakıt filtresi, kirli yakıt transfer pompa süzgeci, bozuk supap ayarları)
Yağ sarfiyatının olması (Rodaj süresi tamamlanmamış, uzun süre rölanti de çalıştırılmış, yağ seviyesi düşük veya yüksek, aşınmış supap ayarlar)
Yağ basıncının düşük olması (Düşük yağ seviyesi, bozuk yağ müşiri, arızalı yağ pompası)
Motorun hararet yapması (Düşük radyatör su seviyesi, tıkalı radyatör, gevşek vantilatör kayışları, arızalı su pompası, kaçıran debriyaj)
Yakıt sarfiyatının artması(Hatalı supap ayarları, hatalı yakıt pompası ayarları, hatalı enjektör ayarlar)
Mersin kurtarma olarak zaman zaman araçlarıyla yolda kalan insanlara yardıma gittiğimizde elde ettiğimiz bu tecrübeler çerçevesinde yardımcı olmaya vaya yol göstermeye çalışıyoruz fakat tabiki esas olan yolda kalarak oto çekici hizmetine ihtiyaç duymamanızdır. Bu nedenle dizel araçları kullanırken dikkat etmeniz gereken en temel 3 madde şunlardır.

Motoru çalıştırmadan önce kontağı yarım çevirmeli, uyarı ışıklarının sönmesini beklemeliyiz.
Kaliteli yakıt kullanmaya özen göstermeliyiz.
Aracımızın bakımını ihmal etmemeli, bakımını düzenli yaptırmalıyız.

Araçla seyahat halindeyken yolda kalmak genelde en beklenmedik zamanlarda gerçekleşir. Benim aracım yeni yada lüks segment, yolda kalmam demeyin! Geçenler son model bir Lamborghini’nin İstanbul trafiğinde yolda kaldığı haberini belki görmüşsünüzdür. Peki yolda kaldığınızda yada bir sorun olduğunu fark ettiğinizde neler yapmalısınız?

Öncelikle yolda kalmaya karşı hazırlıklı olmalısınız. Aracınız binmeden önce gerekli tedbirleri aldığınızdan emin olmak olası sorunları önlemenin en iyi yoludur. Zaten araç muayenesinde de kontrol edilen temel aletler, reflektörler ve yakıt için boş bir bidon bulundurmanız yolda kalma gibi bir kriz durumuyla başa çıkmanızda büyük fayda sağlayacaktır.

Eğer aracınız yolda teklemeye başlamışsa ani fren yapmadan, ayağınızı gazdan çekerek yavaşça yolun sağına yanaşarak el frenini çekin. Eğer otoban gibi bir ortamda bir anda durursa aracınızdan çıkarak aracınızı kas gücüyle sağa çekmeye çalışmak çok tehlikeli olacağından dörtlüleri yakarak yardım gelene kadar beklemeniz en doğrusu olacaktır.

Ardından reflektörleri uygun bir mesafeye yerleştirerek başka sürücülerin durumunuzu anlamasını sağlayarak hız, mesafe ve manevralarını ayarlamaları hususunda onlara uyarıcı olması için yeterli olacaktır.

Gerekli güvenlik önlemlerini aldıktan sonra hemen bir yol yardım hizmetini arayarak gelmelerini beklemek doğru bir karar olacaktır. Mersin Kurtarma olarak 7 gün 24 saat yol yardım, oto çekici ve oto kurtarma hizmetini en kısa sürede size ulaştırmak için hazır olduğumuzu bilmenizi isteriz.

Neden Kış Lastiği Kullanmalıyız?

Çoğunlukla kar lastiği diye tabir edilen kış lastiği, havanın 7 Santigrat derecenin altına düştüğü hava koşulları için üretilirler. Sürüş güvenliği açısından son derece önemli olan bu lastik türü, yaz lastiklerine göre farklı bir teknolojiyle üretilmekte olup, düşük sıcaklıklarda esneklikliklerini koruyarak aracınızın yol tutuş kabiliyetini korumasına yardımcı olmaktadır. Karlı veya ıslak zeminlerde %50 ye varan oranlarda yol tutuşunu arttıran kış lastikleri, fren mesafesini de oldukça geriye çekmektedir.

Kış Lastikleri Ne Zaman Takılmalı?

Aracınıza kış lastiklerini takmak için illaki kar yada yağmur yağıp, buzlanma şartlarının oluşmasını beklememelisiniz.

Mersin gibi havanın geç soğuduğu illerde belki Kasım ayı gibi olsada ortalama hava sıcaklıklarının düşmeye başladığı Ekim ayından itibaren kış lastiklerini takmaya başlamak doğru bir zamanlama olacaktır.

Kış lastikleri karlı ve buzlu zeminlerde olduğu kadar yağmurlu ve kaygan zeminlerde de ciddi avantajlar sağlar. Aracınıza taktığınız kış lastiklerinin tümünün aynı aynı diş derinliği ve markada olmasına dikkat ediniz. aksi halde farklı tekerlerde farklı kavrama kabiliyeti gelişeceği için aracınızın yol tutuş dengesi bozulacaktır. Hernekadar kış lastikleri karlı ve buzlu zeminlerde yol tutuşunu arttırsada yetersiz olduğu durumlara karşı aracınızda zincir bulundurmanızı önemle tavsiye ederiz. Aksi halde ummadığınız yerlerde yolda kalmanız yada kaza yapmanız söz konusu olabilir. Böyle bir durumda ihtiyaç hissettiğiniz anda, Özbay Araç Kurtarma Servisi ni 7/24 arayabileceğinizi hatırlatmakta fayda olduğunu düşünüyorum.

Kar Lastikleri Ne Zaman Çıkarılır?

Kar lastiklerinin işlerini tam yapabilmesi için diş derinliklerinin 4 mm den fazla olması gerekmektedir. Bu nedenle kış lastiklerinizin diş derinlikleri 4 mm nin altına inmesi durumunda değiştirilmesi gerekmektedir. Kar lastiklerinin ömrünü uzatmak için araç kullanırken sakin bir sürüş tarzı tercih edilmeli, ani fren ve hızlanmalarda kaçınmalıdır. Her ne kadar kış lastiği uygulaması 1 Nisan da sona ersede bulunduğunuz bölgenin hava koşullarına göre bu süreyi uzatıp uzatmayacağınıza siz karar vermelisiniz.

Yapılan istatistiklere göre kış aylarında kazalar altı kat dahada artmaktadır. Bu nedenle aracınızın bakımlarını düzenli yaptırmalı ve kış aylarında kar lastiklerinizi mutlaka takmalısınız.

Üretim tesisleri, depolar ve şantiye gibi yerlerde gerektiğinde özellikle ağır yüklerin taşınması için kullanılan forkliftler hem iç hemde dış mekanlarda sıklıkla kullanılmaktadır. Elbette bu araçlara sürekli aynı konumda değilde farklı konumlarda ihtiyaç duyabilirsiniz. Bu durumda ya o konum için yeni forklift satın almanız veya kiralamanız yada sahip olduğunuzu forklifti ihtiyaç duyduğunuz konuma taşımanız gerekir. Forklift taşıma işlemi ise karmaşık ve riskli bir işlemdir. Forklift taşıma işleminde dikkat edilmesi gereken hususlar şöyledir:

a)Uygun Bir Kamyon Ayarlayın : Bir forklifti taşıyabilmeniz için düz yataklı bir treylere veya bir çekici treylere ihtiyacınız vardır. Bu seçimi yaparken en önemli husus forkliftin ağırlığıdır. Bu yüzden taşıma işlemi için bir kamyon ayarlamadan yada bu hizmeti size sunacak şirketi ziyaret etmeden önce forkliftin ağırlığı ve boyutunu mutlaka öğreniniz.

b)Forklifti Doğru Şekilde Yükleyin : Öncelikle forklift yüklendikten sonra tekerlekleri sabitlenmelidir. Forkliftin çatalları taşıyıcı kamyonunun şoförünü tehlikeye atmama adına römork çıkışına doğru olmalıdır. Aksi halde herhangi bir kaza anında sürücü için tam bir felaket olabilir. Forkliftin sabitlenmesini en üst düzeye çıkarmak için, forkliftin düz bir yatak üzerinde ortalanadığıdan emin olun ve çatalları yerle mesafesini sıfırlamadan makul bir seviyeye indirin.

c)Forklifti Tamamen Sabitleyin : Doğru şekilde konumlandırıp tekeleri sabitlemek yeterli olmayacağından, tüm köşelerden zincirle çekici römorkuna sabitlemek gerekir. Böylece sürücünün ani bir fren yapması veya keskin bir dönüş yapması durumunda çekicinin tehlikeli bir şekilde sallamasına yada forkliftin yuvarlanmasına engel olmuş olursunuz.

d)Motoru Kapatın : Forklifti taşımadan önce, depodan yakıt beslemesini kesin ve motoru da kapatın. Forkliftlerin çoğu benzinli veya dizel yakıtla çalıştığı için, depodaki herhangi bir yakıtın emniyete alındığından ve nakliye sırasında patlamayacağından emin olun. Ayrıca, taşıma sırasında elektriksel arızayı önlemek için akü terminalini ayırın.

Yolda giderken aniden yakıtınızın bitmesi kadar korkunç bir trafik kabusu nerdeyse yoktur. Keşke hiç bitmese şu yakıt! Fakat bu kaçınılmazdır ve her yıl dünyada yüzbinlerce insan beklemediği bir anda yakıtının bitmesi durumuyla karşı karşıya kalmaktadır. Bu sebep olan başlıca durum ise genelde araç sahiplerinin depoları nerdeyse boşaldığında bile araçlarının ne kadar gideceğini test etme merakıdır. Yolda kalmanız bir kenara, çok az miktarda yakıtla gitmeye devam etme çabası, silindirlerin yeterli miktarda yakıt alamadan gerçekleşecek bir ateşleme devinimi motorunuz için sağlıklı olmayan bir surumdur.

Peki yakıtınızın bittiğini nasıl anlarsınız? Komik bir soru mu oldu? Aslında göstergeniz bozuk değilse bunu herkes anlayabilir ama yinede yukarıda bahsettiğimiz gibi her yıl yüzbinlerce aracın yakıtı bittiği için yolda kalmasını izah etmemize yeterli olmuyor. Gösterge demişken biraz göstergeden bahsedelim. Yakıt göstergelerinde ölçülendirme E (Empty -Boş) ve F (full – dolu) harfleri arasında yapılmıştır. Bu aralık genelde deponuzun %50 ve %25 e kadar boşaldığını anlamamızı kolaylaştıracak şekilde çizgilendirilmiştir. Artık yaklaşık 50 km kadar daha gidebileceğiniz bir seviyeye indiğinde kırmızı bir ışıkla artık yakıt almanız gerektiğine dair bir uyarı alırsınız. İşte bu seviyeden sonra daha 50 km gidebilirim şeklinde bir düşünceye kapılmadan hemen yakıt takviyesi yapmanızı tavsiye ederiz. Özellikle dizel bir araç kullanıyorsanız. Çünkü dizel araçlarda yakıtın tamamen bitmesiyle oluşacak pompa arızası size çok pahalıya patlayabilir. Yakıt fiyatlarının logartimik bir şekilde yğkseldiği ülkemizde “ben hep 50 TL lik alıyorum” anlayışıda giderek tehlikeli olmaya başladı zira aldığınız 50 TL lik benzin bir kaç litreden fazla yakıt etez oldu. Ayrıca yakıt göstergenizi düzenli takip etmeniz sayesinde olası bir arızadan haberdar olmanızı sağlar, böylece göstergenin azizliğine uğramazsanız.

Sonuç olarak aracınızın yakıt deposunu hiç bir zaman çeyrek deponun altında doluluk oranına indirmeyin. Hem yolda kalmamanız hemde aracınızın motor sağlığı açısında en doğrusu bu olacaktır.

İnsanların hayatını kolaylaştırmak üzerine geliştirilen otomobiller öyle bir an gelir ki hayatınızın kabusunu yaşamanıza sebep olur. Bir çok elektrik ve elektronik aksamın yanında son derece kompleks mekanizmalara sahip mekanik sistemlerden oluşan otomobiller arıza yapması durumunda kolay çözüm üretilebilir araçlar değildirler. En basitinden lastiğinizin patlaması bile yolda kalmanıza ve saatlerce mağdur olmanıza sebep olabilir. Bir düşünün trafiğin yoğun aktığı bir yolda veya dağ başında aniden aracınız bozuldu ve yolda kaldınız, yada Allah korusun kaza yaptınız ve aracınız çalışmaz oldu. Böyle durumlar insanların başına nadir de olsa gelmektedir ve hayatlarının en kötü kabusunu yaşamalarına sebep olabilmektedir.

İşte böyle anlarda Oto Kurtarma hizmeti imdadınıza yetişir. Günümüzde, Otoyol kurtarma ve yol yardım, Binek-ticari araç taşıma, Ağır ticari araç taşıma, İş makinesi taşıma ve Vinç taşımacılığı gibi alanlarda hizmet veren Özbay Kurtarma belki yakın bir gelecekte gelişen teknolojiyle birlikte çok daha geniş bir yelpazede hizmet verecektir. Biraz bilim kurgu gelecek ama uçan arabanızın bir gökdelenin çatısına inmek durumunda kaldığını ve kurtarma hizmetine ihtiyaç duyduğunuzu bir hayal edin.

Mersin Kurtarma, tüm hizmetlerinde profesyonel ve güvenli işler çıkarmayı kendisine ilke edinmiştir. İşte bu yüzden Özbay Kurtarma olarak ekip çalışanlarımızı belirlerken dikkate aldığımız davranışlar şunlardır:

> Acil ve stresli durumlarda soğukkanlı olmak,

> Bilgi, tecrübe ve yetkisi dâhilinde karar vermek,

> Çalışma zamanını iş emrine uygun şekilde etkili ve verimli kullanmak,

> Çevre, kalite ve İş Sağlığı ve Güvenliği mevzuatında yer alan düzenlemeleri benimsemek,

> Dikkatli ve titiz olmak,

> Doğal kaynak kullanımı ve geri kazanım konusunda duyarlı olmak,

> Görevi ile ilgili yenilikleri takip etmek,

> İş yeri hiyerarşi ilişkisine saygı göstermek,

> İş yerine ait araç, gereç ve ekipmanın kullanımına özen göstermek,

> Kişisel koruyucu donanımları doğru kullanmak,

> Mesleki gelişim için araştırmaya açık olmak,

> Olumsuz çevresel etkileri belirlemek,

> Risk ve tehlike analizi çalışmalarına katkıda bulunmak,

> Yetkisi dâhilinde olmayan kusurlar hakkında ilgilileri bilgilendirmek,

> Süreç kalitesine özen göstermek,

> Talimat ve kılavuzlara harfiyen uymak,

> Taşıma ve kaldırma donanımını doğru şekilde kullanmak,

> Tehlike durumlarında ilgilileri bilgilendirmek,

> Temizlik, düzen ve işyeri tertibine özen göstermek,

> Vardiya değişimlerinde etkili, açık ve doğru şekilde bilgi paylaşmak,

> Sorumluluklarını bilmek ve yerine getirmek!

Tüm araçların çalışan sisteminin en temel bileşini olan akülerin özellikle kış aylarında arıza yapmasının başlıca sebebi düzenli bakımlarının yapılmamasıdır.

Akülerde dikkat etmeniz gerekenler öncellikle temizlik ve sağlam bağlantıların olmasıdır. Elektrik donanımında meydana gelebilecek arızalar doğrudan aküyü de ilgilendirmektedir. Bu nedenle aracınızın marş ve şarj sistemlerinin sağlam olduğundan emin olarak herhangi bir elektrik kaçağı olup olmadığını mutlaka kontrol ettiriniz. Ayrıca araca kapasiteli akünün seçilmesininde akünün verimliliği açısından oldukça büyük önem arz etmektedir.

Akünün içersindeki elektrolitin yoğunluğu bakım esnasında ilk bakmanız gereken durumdur. Elektrolitin yoğunluk seviyesi düşükse saf su ile seyreltin. Şarj edilmesi gerekiyorsa zaman kaybetmeden şarj edin. Kutup başlarına paslanmayı önlemek için gres yağı yerine vezelin sürün. Çünkü madeni yağ veya gres yağı petrol türevi oldukları için yanıcıdır.

Şarj ve Marş sistemindeki elektrik kaçağı, akünün deşarj konumuna geçmesine neden olmaktadır. Bu gibi sorunlar ivedilikle çözüm üretilmesi gereken sorunlardır. Aksi halde kurtarılamaz seviyelere gelebilecek başka sorunlarada sebep olabilir.

Eğer aracınız geç çalışıyorsa, yakıt sistemi, ateşleme sistemi, kablolardaki direnç, kelepçeler, motor kayışındaki gevşeklik ve marş dinamosundaki bir arızadan kaynaklanıyor olabilir. Akünüzün kutup başlarında bir paslanma görürseniz kutup başlarına sıcak su dökerek kullanmadığınız bir diş fırçası ile temizleyebilirsiniz. Yılda 20bin km den fazla yol yapıyorsanız elektrolitik seviyesi ve voltaj düzeyini 6 ayda bir mutlaka kontrol ettirmelisiniz.

Bu bilgiler ışığında akü nedeniyle yolda kalmamanız için dikkat etmeniz gerekenleri kısaca açıklamaya çalıştım. Ama olaki tüm çabalarınıza rağmen akü yada başka bir sebeple yolda kaldınız.

Herhangi bir kurtarma işlemini hiç dikkatli bir şekilde izlemişmiydiniz? Kurtarma derken illaki bir araç kurtarma işleminden bahsetmiyorum. Bir at arabası, bir balıkçı teknesi, dağda mahsur kalmış bir sporcu veya biryerlere saplanmış bir araç. Kurtarma için gelen uzmanın kurtarma unsurunu nasılda yavaş ve kolay bir şekilde çekip aldığını izlemelisiniz. Buradaki sihirli kelime “yavaş” tır.

YAVAŞ : Yavaş ve oldukça dikkatli bir şekilde hareket etmek kurtarmanın en geçerli formulüdür. Yavaş ve emin adımlarlarla yapılan her hareket sizi daha net bir sonuca götürecektir.

DURMA ZAMANI : Gerek araç kurtama gerekse de diğer kurtarmalarda ne zaman duracağınızı bilmeniz gerekir. Farz edelim abir aracı kurtarıyorsunuz. Her haketinizde araç bulunduğu yerden kurtuluyor. Fakat birde baktınızki eyleme devam ederseniz araçta ciddi bir hasar oluşacak. İşte bu durumu farkedip tamda durulması gereken yerde durup kurtarmanın şekil ve akışını değiştirmeye karar vermek bir uzmanlık işidir.

ÖNCEDEN PLANLAMAK : Kurtarma işinde çalışan insanların, değişik senaryolara karşı kesinlikle önceden tatbikat yapmış olması gerekir. Tatbikatlar veya önceden yapmış olduğu uygulamalardan elde ettiği tecrübeler ışığında o an için yapmaya çalıştığı kurtarma işlemi için bir planlama yapmasında büyük fayda olacaktır. Planlanarak yapılan bir işin istenen sonuca ulaşma ihtimali daha yüksektir.

KONUMLANDIRMA VE YEDEKLEME : Bu işlem sabırlı bir yaklaşım gerektirir. Her eylemden sonra yeniden konum belirleme ve yapığınız eylemi yedekleme sinir bozucu olsada pratikte sizi daha rahat ettirecektir. Yaptığınız her bir kurtarma hareketinin sonucunu görmek için ne kadar beklemeniz gerekiyorsa o kadar bekleyin. Sabır bu işin anahtarıdır. Araç kurtarmada sadece aynalarınıza güvenmek hata olabilir. Olası kör noktalar büyük bir kayıp anlamamına gelebilir. Bu yüzden dönüp bakmanız gereken yerde mutlaka bakın.

Call Now Button